sakarya escort sakarya escort sakarya escort maltepe escort sakarya escort sakarya escort
Bugun...
Reklam
Reklam
21. YÜZYILDAKİ DÜŞÜNCE ALGISI


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

31 Mart 2019'da yapılacak mahalli idareler seçimi yaklaştıkça siyaset ısınıyor, siyaset ısınınca biz de ısınıyoruz. Çünkü siyasetin varlık sebebinin, ülkeyi ve bulunduğu mecrayı yönetme ve hizmete yönelik olması gerektiğini biliyoruz, bu sebeple bizi yakından ilgilendiriyor.

Siyaset bilimcisi değiliz ama Siirt’in siyaseti üzerinde yapılan çalışmalar, her seçim döneminde oynanan bir takım entrikalar ve dengeleri değiştirebilecek iki parti arasındaki siyasi denklemler hakkında kısmen de olsa bilgi sahibiyiz.

Önce bir giriş…

Halkın kahir ekseriyetinin bilgi ve bilinç yoksunu olduğu çağlarda, bireylerin günlük yaşamını 20-30 kelimelik dağarcıkla sürdürdüğü dönemlerde, şehir devletleri veya göçebe aşiretleri bilgeler meclisi yönetirdi. Seçimlerin, daha doğrusu ilkel demokrasinin yavaş yavaş toplumsal hayata katıldığı Ortaçağ’dan önce, bilgeler meclisi sadece hak edenlerin katılabildiği bir divandı. İstediği kadar nüfuzlu olsun, hiç kimse ehil olmayan bir yakınını meclise aldırtamazdı.

Bilgelik payesi ise, dil bilmekle, seyahat etmekle, öngörülü, sağduyulu olmakla, sabır, diğerkâmlık, zekâ, hoşgörü gibi erdemlerle donanmış insanlara verilirdi. Bu yüzden büyücü ve falcılar da bilgeler meclisinin danışmanları olurdu. Bunlar, yaşadıkları toplumun tüm sorunlarını çözerken, toplum da alınan kararlara kayıtsız şartsız itaat ederdi. Çünkü herkes bilirdi ki, alınan karar meclisteki bilgelerden birinin veya birkaçının menfaati için değil, tüm toplumun yararı için alınmıştı.

Bizim karanlık dönemler diye adlandırıp burun kıvırdığımız çağlarda toplumsal yaşam böyleydi. Derken Kuzey Afrikalı İslam âlimlerinden ders almış filozofların temellerini attığı Yunan medeniyeti devreye girdi. Ve Atina medeniyetiyle beraber seçimler insanoğlunun hayatına girdi.

İlk seçim, 5 kişilik komisyona, o işe ehil olan 6 kişinin varlığıyla yapıldı. Çünkü birinin elenmesi gerekiyordu. Antik Yunan'daki seçimler günümüz seçimlerinden hayli farklıydı. Zira siyasi pozisyonlara atamalar ilk olarak kura yöntemiyle yapılırdı. Aynı meziyetlere, aynı erdemlere sahip 6 bilgeden beşini belirlemek için kura çekildi. Fakat çok geçmeden kura çekmektense halkın oyuna başvurma yöntemi yasalaştı.

Halkoyuna başvurulunca da fazileti elden bırakmadılar. Çünkü Atinalı filozoflar İslam’ı çok iyi etüd etmişlerdi. “Emaneti ehline verin” emri sanki onlara kılavuzluk ediyordu. Dolayısıyla bir pozisyon için birden fazla ehil varsa seçime gitmeye başladılar.

Gelelim 21. Yüzyılda Türkiye ve Siirt gerçeğine… Seçimlere ve demokrasi anlayışımıza!

Öncelikle şunu söyleyelim ki, bizde, yani ne Siirt’te ne de Türkiye genelinde hiçbir pozisyon için ehil olma şartı aranmaz. Tek kriterimiz otoriteye ve bize yakın olmak şartıdır. Ve aslında bizim de asıl şikâyetçi olduğumuz ve değiştirmek istediğimiz husus budur: Biz atanmışı değil, erdemli ve ehil/ehliyetli olanı seçmek istiyoruz.

 

Evet, bu talebimiz tüm partiler için geçerli.

Her ne kadar siyasette heyecan kalmadıysa bile aslında beklentiler çok olduğu için kamuoyu bu aralar siyasetin hangi mecrada yürüdüğünü, adayların kimler olacağını merak ediyor. Yoksa alım gücünün düştüğü, yoksulluğun arttığı şu günlerde Siirt’teki vatandaşın birinci önceliği siyaset değil; Aş ve iştir.

Kamuoyunun beklentilerini düşünerek sorgulamaya devam ediyoruz. Siyaset cambazlık işi değil, iş cambazlığa kalırsa bizden alâ cambaz bulunamaz. Çünkü siyasetin varlık sebebinin, ülkeyi ve bulunduğu mecrayı yönetme ve hizmete yönelik olması gerektiğini biliyoruz. Bu sebeple bizi yakından ilgilendiriyor.

 

Ve mustarip olduğumuz birincisi teşkilatların adam kayırması, ikincisi de partilerin aday dayatmasıdır.

Biz siyasetin entrika ve oyunlarla, kişisel çaba ve menfaatlerle insana hizmet sunacağına inanarak ikaz etmeye devam ediyoruz; Siyasette adam kayırmayın.

Kazanmaktan çok kazanacak kişinin Siirt’ten ne tür beklentisi olacağı veya bu memlekete ne vereceğini merak ediyoruz. Entrika peşinde koşanlar şu an şu saat itibariyle kulis yapıp kendi aralarında muhtemel oyun ve senaryolar kuruyor, kendi adamlarını nasıl aday çıkarabileceğinin hesabını yapıyorlar.

Bizim özetle söylemek istediğimiz şudur;

Atinalı filozofların ilk çağlarda olduğu gibi her nasıl emaneti ehline verme gibi bir düşünceye sahip idiler. Biz de bu düşünceler ışığında Siirt’te partililerin, içinde sivil toplum örgütleri kanaat önderleri ve tanınmış sevilmiş ve değer verilen insanlardan oluşan bir beyin takımı oluşturmasını bekliyoruz. Bu beyin takımı insanı ve vicdani sorumluluk ile hareket ederek bir aday çıkartırsa, seçmen bu düşüncelerle en azında partililer tarafından atama yapılmadı kanısına vararak adaya mesafeli yaklaşmaz.

21. yüzyıldaki düşünce algısı bu şekilde olmalı





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI