Bugun...
Reklam
Reklam
HAYALİMİZDEKİ BELEDİYE VE ARZULADIĞIMIZ ŞEHİR (6)


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Hayalimizdeki belediye ile başladığımız yazı dizimize arzuladığımız şehre ulaşıncaya kadar devam edeceğiz. Bugünkü konumuz, geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi, belediyeye talip olan adayları öncelikle kentin gerçekleriyle yüzleşmeye davet etmek olacak. Bu şehrin gerçekliği ise öncelikle aş ve iş sorunudur.

Malum yıl olmuş 2019. Artık köydeki bir seçmen bile gelişmeleri yakından takip edebiliyor, bilinçlenmiş, hakkını, hukukunu da çok iyi öğrenmiş. Kaldı ki şehirde yaşayan vatandaşlar haydi haydi şehri yönetmeye talip olan adayların giyim kuşamından, yolda yürüyüşüne kadar her söz ve davranışlarını önemsiyor. Hele hele bu projeler arasında hayati öneme sahip istihdam konusu olunca…

Bu projeler ne olmalı?

Öncelikle unutulmaya yüz tutmuş dede mesleklerimizi canlandırmak için muhtelif kurslar açmayı, gençlerimizi iş ve zanaat sahibi yapmayı önermiştik. Fena mı olur, gençlerimiz Bolu'ya, Kuşadası'na, Trabzon'a gidip büryan restoranı, kebapçı dükkanı açsalar? Bıtım sabunu üretmeyi öğrenip tüm ülkeye, hatta dünyaya satsalar?

Peki, bunlar nasıl olacak:

Öncelikle yukarıda değindiğimiz gibi, zanaatin son temsilcilerinin rehberliğinde, bilimsel gelişmeleri de takip edecek ekipler kurup kurslar açarak gençlerimizi yetiştirebiliriz. Yetişen gençlere sermaye desteği sağlayabiliriz.

Bu konuda ben 'şehri yönetmeye talibim' diyecek her aday öncelikle çantası dolu olarak halkın karşısına çıkmalıdır. Kamu kurumlarından STK'lara, kanaat önderlerinden akademik çevrelere kadar herkesi projelerine ikna etmeli, destek bulmalıdır.

Genç ve yaşlılarımıza, kadın ve kızlarımıza yönelik her evin altında atölyeler açtıracak üretimi sağlamalıyız. Hatta gerekirse üniversitelerin desteği alınarak bunu günümüz teknolojisinin şartlarına uygun hale getirecek adımları atmalıyız. Hem gençlerle aramıza iş aş sağlayıp, kızlarımızı üretkenliğe teşvik etmiş olacağız hem de kendi kültürümüzü geleneklerimizi yaşatıp bir asır önce dedelerimizin yaptığı ilin ve ülkenin kalkınmasının dinamosu olan zanaatları da korumuş olacağız.

Mahalle atölyeleri kurulsa, bu atölyelerde ülke genelinde revaç bulan Jirkan kilimleri dokunsa, genç kızlarımız hem TV'lerdeki gereksiz programlardan kurtulacak hem de satmasa bile çeyizine koyacak bir el emeği, göz nuru parçası olacak. Buna halkın katılımını sağlamak da kolay olacak. Taziye çadırlarının, taziye evlerinin kaç yıllık geçmişi var sizce? Halkımız bunun güzel bir etkinlik olduğunu gördüğü için destek verdi. Bu halk faydalı her etkinliğe destek vermiş ve verecek de. Yeter ki ayakları yere basan projelerle gelinsin.

Dedik ya, halk artık haklarını sorumluluklarını iyi biliyor, kime nasıl oy vereceğinin farkındadır. Kendisine balık verenlerin denizinin birgün kuruyacağını, sermayenin biteceğini, kürekle verenin kepçe ile geri alacağını bildiği için kendisine balık tutmasını öğretecek, sanat atölyeleri açacak insanlara destek verip oyunu kullanacaktır.

Bizden söylemesi…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI