Bugun...
HOP DEDİK BEYLER!


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimlerine kısa bir zaman kala, aday adayı olacakların sayısı saat başı artıyor. Özellikle iktidar partisine yoğun bir başvuru furyasının olması kamuoyunu şaşırtıyor.

Gazeteci toplumun nabzıdır madem, biz de kimseyi kırıp incitmeden, bir şeyleri devirip dökmeden eleştiri hakkımızı kullanarak kamuoyunun beklentileri aktarmakla yetineceğiz. Öncelikle şunu belirtelim ki Siirt deneme tahtası değil, her önüne gelenin ben adayım demesine gerek yok. İflas edip, bozulan işlerini düzeltmek için aday adayı olanlara seslenelim; ayıptır günahtır, aday gösterilmeyeceğinizi, gösterilseniz bile seçimi kazanamayacağınızı bile bile bu döngüye girmenizin anlamı nedir?

Hayatı boyunca memleketine uğramamış Siirtlilerin seçim dönemini fırsat bilerek makam/mevki için siyasetin kapısını aralamaları ahlaksızlık değilse nedir? Bu memlekette tüyü bitmemiş yetimin, yaşlının, hastanın, kimsesizin hakkının olduğunu bilmiyor musunuz? Seçilmişlerin hizmet etmek yerine sırtına bindiği, kaderine terk edilmiş bu yoksul kentin vebalini nasıl taşıyacaksınız? İkbal peşinde koştunuz diyelim, nereye varacaksınız?

Peki, ya makamını yükseltmek veya isim yapmak, şöhret olmak için Siirt'i ve Siirt halklarını araç olarak kullanan jakobenler? Onlara ne demeli? Layık olmadıkları halde elde ettikleri makam onları tatmin etmemiş olacak ki sıçrama tahtasına oturmak için sıraya girmiş bekleşiyorlar.

Peki ya siz sayın parti yetkilileri! Sizin hiç mi suçunuz yok. Eğer siz her dönem 50'yi bulan aday adayları arasından, hangisini aday yapsak Ankara'yı daha iyi memnun eder, aferin alırız diye hesap yapmak yerine, seçimlere "memleketi kim daha iyi yönetir" mantığıyla yaklaşsaydınız bu kadar aday çıkmazdı. Eğer siz sırf aday adayı oldu diye birilerini geçmişte ihalelerle ödüllendirmeseydiniz memleket bu hale gelmezdi. Yanılıyor muyuz?

Bu memleket, teslim etseniz dahi üç koyunu güdemeyecek kadar ufku ve vizyonu olmadığı halde, üç dönem at koşturan insanlar gördü, yazık değil mi?

Yerel seçimlerle ilgili vereceğimiz pek çok olumsuz örnek var şehrimizde; ancak size geçmişten bi örnek verelim: Yıl 1964. CHP listesinden TBMM Cumhuriyet Senatosu Siirt üyeliğine savcılık ve hâkimlik yapmış, Maliye Bakanlığında çalışmış, çiftçilikten anlayan, ama siyaset ve yöneticilik söz konusuyken yetersiz kalan hukukçu bir hemşerimizden söz edelim: şehirde adı bir caddeye verilmiş hemşerimizden… Adı Abdurrahman Kavak.

Senatör Abdurrahman Kavak 1968 yılında Senato’da hararetli tartışmalar yaşanırken ilk kez elini kaldıp söz ister. Meclis Başkanı heyecanlanır. Tokmağı vurup herkesi sessizliğe davet eder: “Susun!” der. “Abdurrahman Bey bir şey söyleyecek!”

Herkes susar. Abdurrahman Kavak ayağa kalkar ve şöyle der: “Pencerelerden birini kapatın, cereyan yapıyor!”

Bu anekdotu T.B.M.M arşivine giren her Siirtli okuyabilir. Peki, sonra ne olur dersiniz? Sonraki dönem Abdurrahman Kavak yine aday yapılır ve yine kazanıp Ankara’ya gider. 1964 yılından 1973 yılına kadar şehri temsil etmesine rağmen TBMM zabıtlarına geçen tek cümlesi budur: “Pencerelerden birini kapatın, cereyan yapıyor!”

İşte Siirt’in vicdanı bu yüzden sızlıyor.

Son olarak; bu sıraladıklarımız elbette tüm adaylar için geçerli değil, işini hakkıyla yapacağına inandığımız onlarca aday adayı var, kendilerini saygıyla anıyoruz.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI