Bugun...
Sayın Belediye Başkanının Dikkatine!


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Maalesef ülkemiz, son dönemde içeriden ve dışarıdan musallat olan terör örgütlerinin belasıyla boğuşarak çok hassas bir süreçten geçiyor. Dağlarda amacına ulaşamayan terör örgütleri, kaos ortamı oluşturma amacıyla şehirlere inmeye başladı. Ülkemizin yeniden normalleşmesi umuduyla, şehitlerimize Allah'tan rahmet diledikten sonra konumuza geçiyoruz.

Bir süre önce mahkeme kararıyla Siirt Belediye Başkanlığına atandınız. Öncelikle şunu ifade edelim ki, biz sebebi ne olursa olsun her zaman seçimle iş başına gelmiş bir iradeyi destekledik. Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki, demokrasilerde halkın iradesinin tecellisi her şeyin üstündedir. Ancak şunu da ifade edelim:Halkın oyuyla seçilmek, kanunların çizdiği çemberin dışına çıkmayı gerektirmez; bunu meşru kılmaz.

Bir kez daha yeni atanan başkana hayırlı olsun diyerek beklentilerimizi aktarmaya başlıyoruz.

Devlet, çatısı altında yaşayan herkesi kucaklayan yüce bir yapıdır. Devletin görevlendirmesiyle iş başına gelmiş belediye başkanı da bu anlayışla hareket etmeli, intikam duygusu içinde hareket edilmesine izin vermemelidir. Geçmişte “Kürtçe yazılı tabelayı indirmek" gibi, arada kalmış, gaza gelmeye hazır gençleri manipüle eden hamasi davranışlar gibi.

Terör faaliyetlerine bulaşmamış, sadece yasal bir siyasi partiye ya da ona yakın STK'lara gönül vermiş sıradan vatandaşa veya üyelerine terörist gözüyle bakılmaması gerekir. Şüphesiz bu tür davranışlar toplumu daha da kutuplaştıracaktır.

Siirtliler belediyeye“Beytülmal”, belediye başkanına da “Şehr Emini” gözüyle bakıyor. Belediye kasasında tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Belediye gelirlerinin nereye harcandığı, halka yansıyıp yansımadığı dikkate alınmalı, rant çevrelerine peşkeş çekilmemelidir. Çünkü daha belediyeye kayyum atanmadan leş kokusu almış akbabalar gibi elini ovuşturup bekleyen çıkar odaklarının birkaç kadro veya üç beş kuruş para koparmanın hesabını çok daha önceden hesaplamıştır.

Belediye çalışmaları siyasetin gölgesinde yürümemeli, yönetime devlet talip olduysa, siyasi parti kimliği taşıyan veya farklı bir ideoloji benimsemiş insanların kadrolaşıp örgütlenmesi tarihi bir hatayı beraberinde getirecektir.

Yapacağınız çalışmalarda STK ve basının görüşlerini dikkate alınız; kalıcı olmak istiyorsanız bir fark oluşturup halkın arasına girin, halkın beklentilerini öğrenin; üstelik bunu değerli eşinizi yanınıza alarak yapın ki halk da devletin kendilerini samimiyetle kucakladığına inansın. Yıllardır görmek istediğimiz bu tablonun zihinlerdeki kötü imajı düzelteceğine inanıyoruz. Biz artık kendilerine biçilen misyonu imza amiri gibi kullanan ve basın mensupları arasında ayrım yapan yöneticileri görmek istemiyoruz.

Biz toplum olarak önce normalleşmeyi, düşünüp konuşmayı, hiçbir korku duymadan eleştirilerimizi sunabileceğimiz bir ortamın kurulmasını istiyoruz. İşte tüm bu ortamı bize sunacak olan yine siz değerli yöneticilerimizsiniz. Yeter ki o güveni oluşturun.

Hazır “olağanüstü hal” varken… Bir belediyeyi yönetir gibi değil, bir ülkeyi, bir toplumu yönetir gibi; ekonomiden spora, kültürden hijyene, kadın haklarından terörle mücadeleye kadar… Memleketin tüm sorunlarıyla ilgilenecek bir başkan istiyoruz…

Kimlik ve ideoloji karın doyurmuyor. Kabul herkesin bir ideolojisi var, ancak mesele memleket meselesi olunca o ideolojiyi taşıyan rozet masanın çekmecesine bırakılmalı, geçmiş yönetimin yanlışları üzerine siyaset yapılmamalıdır. Yönetime alınacak insanların liyakati çok önemli, bu insanların toplum tarafından itici görülmemesi gerektiği gibi belediye makamını istikbali için görenlere de fırsat verilmemelidir.

Belediyenin bir kesimin belediyesi olmaktan çıkarılıp tüm halkın belediyesi haline getirilmesi gerekir, bunu yaparken de bu memlekette üç dil ve kültürünün olduğu dikkate alınmalıdır.

Eğer tüm bunlar dikkate alınmazsa geçmiş yönetimlerle hiçbir farkı olmayacak, bu da toplumun bazı kesimlerin mağdur rolü oynamasına neden olacağı gibi devlete olan güven de sarsacaktır.

Unutulmamalıdır ki; şahıslara olan güvenin sarsılması bir sonraki seçime kadardır. Oysa devlete olan güven zedelenirse telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğar.

Yazı dizisi devam edecek.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI