Bugun...
SEÇİME 22 KALA!...


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

31 Mart'ta yapılacak mahalli idareler seçimine sayılı günler kaldı. Geçen yılların aksine son birkaç yıldır yapılan genel ve yerel seçimlerde heyecanın olmaması, özellikle demokrasi taraftarlarını kara kara düşündürüyor.

Daha önce seçime 6 ay kala yoğun propaganda çalışmaları meydanları ısıtırken, seçimler vatandaşın da birinci gündem maddesiydi. Tabi ki bu durum sadece adaylardan da kaynaklanmıyor. Yıl olmuş 2019. Halkın mutfağının yangın yerine döndüğü günümüzde öncelik aş ve iş olmuş. Eve nasıl ekmek götüreceğinin hesaplarını yapan vatandaşın gündeminde seçim propagandası da yok, seçimde kimin ne proje açıkladığı da. Hatta diyebiliriz ki seçmenin hatırı sayılır bir kesimi, bir kaçı istisna adayların adını dahi bilmiyor.

Gelin bu durumu birkaç madde halinde analiz etmeye çalışalım; vatandaş seçimlere, dolayısıyla demokrasiye inancını yitirmiş olabilir. Çünkü ihtiyaçlar sıralamasında yeme-içme ihtiyacı demokrasi ihtiyacından çok daha önceliklidir. Ekonomik olarak geleceğe dair bir umudu ve hayali olmayan insan yönetim şekli ve yöneticinin rozetiyle pek ilgilenmez. O, artık eve meyve götürmenin değil, ekmek götürmenin derdine düşmüştür. Kış günü elektriği kesilmesin diye faturasını yatırmanın telaşındadır. Üstelik yerel seçimlerle hiçbir şeyin değişmeyeceğinin farkındadır.

Ancak bir istisna hariç, dedik ya bu seçim yerel, yerel bazda halkın beklentisi olan aş ve iş noktasında gönlümüzü doyuracak insan gözümüzü de doyurabilir.

22 gün aslında hem az, hem uzun bir zaman.

Çalışacak işi olmadığı için kendini yalnızlığa ve uyuşturucu batağına atacak gençleri kurtaracak istihdam projeleri olmalı. Aile yapısı git gide dağılan günümüz genç kızlarını, anneleri gibi Anadoluluk ruhu içinde toplumuna bağlayacak sosyal çalışmalar yapılmalı, emek harcayarak iş atölyeleri kurulacağı vadedilmelidir.

Biz kanaatkar bir toplumuz, fazla parada, kolay ve havalı işte gözümüz yok. Tek istediğimiz fizibilitesi yapılmış, uçuk olmayan, makul ve mantıklı vaatlerdir. Bu tür vaatler bizim tekrar demokrasimize ve demokrasimizin geleceği olan seçimlere odaklanmamızı sağlayabilir. Unutmayalım; küskün bir halkın vereceği oylarla kazanıp, başkan olmayı hiçbir aday arzu etmez. Dediğimiz gibi, halkı tamamen küstürmek istemiyorsak yerine getirileceğine inandığımız vaatlere ihtiyacımız var.

Aksi durumda ne olacağını anlatmak adına kısa bir hikaye sunalım:

Kral, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sorar:

“Üşümüyor musun muhafız?”

Muhafız, “Ben alışığım kralım” der.

Kral, “Olsun, sana sıcak tutacak elbiseler getirmelerini emredeceğim” der ve gider.

Ancak bir süre geçmesine rağmen emri vermeyi unutur. Ertesi gün duvarın dibinde muhafızın donmuş cesedini bulurlar. Muhafız, duvara da birşeyler karalamıştır. Duvarda şunlar yazılıdır.

“Kralım, soğuğa alışkındım. Fakat sizin sıcak elbise vaadiniz beni öldürdü.”

Uçuk ve yerine getirilemeyecek vaatlerle, insanları beklenti durumuna getirmeyin, umutlandırmayın. Çünkü insan bekledikçe değişir, moralmen çöker, olmadık olumsuz düşüncelere kapılır.

Önce umudu söndürürsünüz, ardından sevgi, saygı, güven ölür. Dostluk biter, yaşam sevinci ölür.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI