Bugun...
Siirt Emniyet Müdüründen beklentiler


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Son kararnameyle Polis Başmüfettişliğinden Siirt Emniyet Müdürlüğüne atanan Mustafa Tokyay, önceki gün Polisevinde düzenlenen devir teslim törenin ardından bayrağı devraldı. Her iki yöneticimizi yeni görevlerinde kutlarız.

Siirtliler olarak yeni emniyet Müdürümüz Tokyay'dan önemli beklentiler içerisindeyiz.

Öncelikle şunu ifade edelim, Siirt, ülkemizin güney ucunda, birkaç küçük devlet yatırımlarının dışında sanayisi olmayan, tarımı tekleyen, bir milyonun üzerinde kayıtlı-kayıtsız toplam küçükbaş hayvan sayısına rağmen en pahalı eti yiyen, işsizliğin diz boyu olduğu ve tüm değerlerini göçe veren ameliyat masasında narkozda bir hasta gibidir.  Son 10 yılda ülkemizin kalkınma hızına ayak uyduramamış. Yani birkaç istisna dışında gelen hiçbir yönetici taş üstüne taş koymamıştır. Bilakis atanan tüm bürokratlarımız, sadece güvenlik politikalarının arkasına sığınmışlardır. Memleket hayati derecede ihtiyaç hissettiği hizmetleri görememiş, gün itibariyle sefilleri oynamaktadır. Bugün içinde bulunduğumuz tablo işte tam da budur.

Şimdi diyeceksiniz ki tüm bu ekonomik sorunların Emniyet Müdürlüğü makamıyla ne alakası var? Alakası var; sorunlarımız birbirlerine bağlıdır ve her sorun zincirin bir halkası gibidir. Eğer halkadan biri koparsa sorunların tümü ortalığa saçılır. Bu amaçla diyoruz ki:

Sayın Emniyet Müdürüm;

Bugün Türkiye bir terör kıskacındadır. Terör örgütü 15 Ocak 2016 tarihinde Sur ve Cizre’deki kalkışmanın benzeri bir yapılanmayı Siirt'te de başlatma girişiminde bulunmuş; ancak Siirt Belediye Başkanı Tuncer Bakırhan'da dahil olmak üzere yediden yetmişe tüm Siirtliler buna karşı çıkmış, örgüte hendek kazdırtmamıştır. Yani Siirtliler devletin yanında tavır almıştır.

Siirtliler, emniyet ile vatandaşlar arasındaki iletişimin güçlü olması gerektiği gibi kurumlar arasındaki bağlantıları da önemsemektedir.

Sayın Emniyet Müdürüm;

Siirtliler kadirşinas bir halktır. Bunun örneğini 15 Temmuz’da, millete yapılan alçak darbe girişiminde gördük. Milletin sesi olan basın da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın “meydanlara inin!” çağrısını hızlı bir şekilde kitlelere ulaştırarak halkı darbeye karşı gelmek için sokaklara dökme konusunda üzerine düşeni yaptı.

Ancak bunu kavrayamayan idarecilerimiz ve yöneticilerimiz var -ki halen basın mensupları arasında ayrım yaparak, bazı birimlerce el altından bilgi ve belge sızdırılıyor- Biz herkesin üzerine düşen sorumluğu yaşadığımız şu hassas duruma dikkat ederek, tüm basın mensuplarına aynı hassasiyetle yaklaşılmasını bekliyoruz.

Sayın Emniyet Müdürüm;

FETÖ Terör Örgütü’nün yarattığı kaostan yararlanarak, hasımlarına zarar vermek isteyen kişiler olduğu malumunuzdur. Bunların sahte ihbarlarına itibar edilmediğini biliyoruz. Sosyal medyada 'fake' diye adlandırılan sahte hesaplar açan bazı art niyetli insanlar, memleketini seven, devletin yanında olan şerefli insanları 'FETÖ' ile ilişkilendirmeye çalışıyor. Böyle yapmakla emniyetin kararlı mücadelesine gölge düşürmeyi amaçladıkları gibi soruşturmayı da sulandırarak bir cadı avı oluşturmaya çalışıyorlar. Bu kişilerin tespit edilip kamuoyunun rahatlatılmasını bekliyoruz.

Sayın Emniyet Müdürüm;

Siirtlilerin tüm değerlerini göçe vermiş yoksul bir halk olduğunu söyledik. Bu süreçte devletin şefkatine her zaman ihtiyaç hissediyor. Anlayacağınız, kendilerini sık sık ziyaret edecek, sorunlarını bizzat kendilerinden duyacak yöneticilere hasret kalmış bir halkla muhatap olacaksınız. Bu amaçla diyoruz ki, vatandaş ve esnaf yerinde ziyaret edilerek kendilerine güvenlik noktasında teminat verilmelidir.

Sayın Emniyet Müdürüm;

Siirtliler, az personelle büyük işler başaran emniyet teşkilatının her ferdini evladı gibi görüyor; ancak bir polisin yanlış bir tutumunun, tüm emniyet camiasına mal edilmemesi ve kötü bir imaja neden olmaması için özellikle yapılan arama ve operasyonlarda insan haklarına duyarlı ve hukuk içerisinde hareket edilmelidir. Bugün yapılacak yanlış bir soruşturmada alınacak bir şüphelinin yarın devleti zor durumda bırakmaması gerekir.

Sayın Emniyet Müdürüm;

Biz bir Emniyet Müdürünün hizmetini sadece güvenlik önlemleri almasına da bağlamıyoruz. Bize göre Emniyet Müdürü güvenlik konularının yanında şehrin sorunlarının çözümü için de elini taşın altına koymalı, her konuda yapılacak çalışmalara katkı sağlamalıdır.

Özellikle çalıştırılan sokak çocuklarının topluma kazandırılması için emniyet bünyesinde, çeşitli kamu kurum ve sivil toplum örgütleriyle koordineli çalışmalar yapılmalı, gerekirse aileleri de ikna edilerek bu çocukların sokaktan kurtarılması sağlanmalıdır.

Çünkü bu süreçte çocuk sokaktan alınmazsa, yarın o çocuklar polis araçlarına taş atan, anne ve babalarına asi davranan, devletine güvenmeyen insanlar olarak toplumun karşısına çıkacaktır.

Sayın Emniyet müdürüm,

Terörle mücadelede kırılma anı yaşanıyor. Toplum olarak tüm gücümüzü terör olaylarının bitmesine harcıyoruz. Sınırlarda terörle mücadele için büyük mücadele sürdürülürken içeride de tüm gücümüzü örgüt ile devlet arasında sıkışan gençlerin topluma kazandırılması için harcamalıyız. Şöyle ki; yeni jenerasyon, toplumsal bilgiden haberdar olan, haklarını bilen gençlerdir. Enerjisi var, ancak bu enerjiyi boşaltacak sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yok denecek kadar azdır. Bu gençleri örgütün kucağına bırakmamak için emniyetin gençler ile aralarına pozitif enerji nakil hattı olmalıdır.

Siz vatandaşlara bir karış yaklaşırsanız, halk size bir arşın yaklaşır. Siz yürüyerek giderseniz, halk size koşarak gelir.

Görev süreniz boyunca tespit edeceğimiz eksikleri ve telafi yollarını şehrimizin sosyoekonomik şartlarını göz önünde bulundurarak yazmaya devam edeceğiz. “Başka Siirt Yok” misyonuyla çıktığımız yolda bir süre size böylece eşlik edeceğiz. Son olarak tekrar hoş geldiniz der, başarılar dileriz.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI