Bugun...
SİYASET TÜCCARLARI-1


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Türkiye 31 Mart gibi halen fırtına etkisi devam eden çetin bir seçim süreci yaşadı.
Halkın iradesinin yansıdığı sandık sonuçlarının ilimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyoruz.

Türkiye'deki seçimlerden ziyade bizi daha çok yaşadığımız ve ihtiraslar yüzünden çekişmelerin yaşandığı Siirt ilgilendiriyor. "Kale içerden fethedilmezse düşmez" sözü müthiş bir tespittir. Gariptir ama bunu günümüz şartlarına uyarlarsak Siirt'te durum hep böyle olmuştur. AK Parti cenahında kale her zaman içindeki bazı kişilerin ayak oyunları, kirli hesapları yüzünden düşmüştür.

Bugünkü konumuzu aslında yetkisi çok; ama bu yetkiyi her zaman kendi çıkarı lehine kullanan menfaat odaklarını anlatacağız.

İster Siirt kaybetsin, ister ülke kaybetsin, ister halk kaybetsin… Hiç fark etmez… Onlar her zaman kazanan taraf oluyor. Her zaman çarklarını çevirmeyi, değirmenlerini döndürmeyi iyi biliyorlar. Herkesin aksine onlar daha çok, yakınlarına ihale alıp rant kavgası veriyor ve ceplerini doldurup, partiyi kemiriyor.

Adaylık hesapları tutmayınca strateji değiştirip, parti müfettişlerinden tutun da il başkanlarına kadar herkesi suçluyorlar.

Seçimin son gününü kadar canla başla çalışanların aksine… Bu zat-ı muhteremler çok önceden yaptıkları plan gereği belediyeye tanıdık işçileri nasıl alacaklarının kılıfını hazırlamakla meşgullerdi. Belki duymamış olabilirsiniz. Çünkü yangından mal kaçırır gibi, kimsenin ruhu bile duymadan eşini, dostunu, akrabalarını, kendi çıkar gruplarını kayırmada oldukça ustalaşmış bu kişiler işi ehline değil, ehillerine (yakınlarına) vermekle meşguldüler… Onlar için AK Parti’nin geleceği değil, kendi gelecekleri önemliydi çünkü.

Yarın öbürgün hesap sorulduğunda şark kurnazlığı yaparak faturayı başka kişi ve yerlere keserler bunlar. Bunları tanımıyor değiliz. Aslında bunlar memleket kaybettikçe kazanacaklarını biliyorlar. Bu yüzden böyle pervasızca davranıyorlar.

Bu kişiliklerin davranışı bana "Mostar Köprüsü" filmini hatırlatıyor her zaman. Askerin bir tanesi eve dönmek, zengin, mutlu ve şöhretli olarak yaşamak için savaşın bitmesi gerektiğinin farkındadır. Kendi nöbet tuttuğu köprüyü havaya uçurmaktan çekinmez. Ama heyhat… Eve dönüp rahat bir emeklilik yaşamak için patlattığı köprünün altında kalır…

Hayat böyledir işte…

Buradan Ankara’ya sesleniyoruz: Bizce seçim sonuçlarından çok, kimlerin nerede ve nasıl durduğu iyi sorgulanmalıdır. Ancak o zaman bir sonraki seçimin hesabını yapabilirsiniz. Aksi halde bu "Rabbena, hep bana!" kadrosuyla devam edersiniz ki, sonu hüsrandır!





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI