Bugun...
Reklam
Reklam
TIP FAKÜLTESİ DEKANINA ÇAĞRI


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Yakın zamanda YÖK’ün onayını alıp Bakanlar Kurulu tarafından imzalanan kararla Siirt Tıp Fakültesi önümüzdeki yıl ilk öğrencilerini alıp eğitim öğretim hayatına başlayacak.

Her ne kadar Tıp Fakültesinin ilimizde kurulacağına ihtimal vermediysek de, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak görev yaparken Tıp Fakültesi Dekanlığına atanan hemşerimiz Prof. Dr. Vefik Arıca'ya da başarılar diliyoruz. Bugün siyasi meseleleri bir kenara bırakarak, köşemizde Tıp Fakültesinin geleceği için ilgili yerlere âcizane birkaç öneride bulunacağız.

Öncelikle şunu ifade edelim ki Siirt, son yarım yüzyılda büyüdüğü halde gelişmeyen, beyin ve sermaye göçü sonucu bir büyük köy görünümüne bürünmüş kadim şehrimizdir. Siirt vilayetken daha köy olan Batman gibi çoğu il ülkenin nimetlerinden eşit şekilde faydalanırken, bunları yeterli bulmayıp kendi öz evlatlarının gayret ve çabalarıyla ulusal ve uluslararası birçok projelerden istifade ederek beldelerini yaşanılır bir şehir haline getirdi. Diğer illerde durum böyleyken Siirt'te beklenti oldukça farklı; tüm vatandaşların eli kulağında, tadilatta olan havaalanının açılmasını sabırsızlıkla bekliyorlar, karayolları bağlantıları ise "ödenek gelecek" avuntusuyla Ankara'nın yolunu gözlüyor.

Biz bir şehrin gelişmesinin, orada yaşayan insanların gelişimiyle doğru orantılı olduğu tezini savunuyoruz. Eğer biz Siirt'in gelişmesini ve Tıp Fakültesinin ilimizde sancısız ve başarılı bir şekilde hayata geçmesini istiyorsak, üniversitenin yöneticileri gidip Siirt'ten dışarıya göç etmiş süper beyinleri, altın fikirli Siirtli Tıp hocalarını bulmalı, Siirt'e getirmelidir. Hatta sadece Tıp alanında değil her konuda böyle olmalıdır. Bir şehri ancak onun öz evlatları kurtarıp kalkındırabilir.

Bu her şehir için böyledir; ama Siirt için diğer illerden ve kültürlerden farklı olarak şunu söyleyebiliriz: Okumuş, çalışmış ve bir yerlere gelmiş her Siirtli, şehrin uygarlık tarihini bilmezse bile babasının, dedesinin mezarına, doğup büyüdüğü sokağa düşkündür. İsterse NASA’da çalışıyor olsun, her Siirtli babasının mezarı dâhil iyi-kötü hatıralarının olduğu bir şehire hizmet etmekten onur duyar.

Bir şartla…

Ona sosyal yaşam imkanı, bilimsel gelişmeleri takip etme olanağı, güvenlik, hijyen, araştırma ve gerekirse kendini dağıtma olanağı sunabilmeliyiz. Kimse havaalanı olmayan bir şehire Avrupa üniversitelerinden öğretim görevlisi getiremez. Bırakın Avrupa’yı, İstanbul’dan, Ankara’dan bilim insanı getiremeyiz.

Düşünsenize, hafta sonu Ankara’da bilimsel bir konferans olacak ve üniversitemizde görevli bir bilim insanı uçağa atlayıp gelişmeleri yerinde izlemeye gitmek için uçak bulamayacak.

Dolayısıyla Sayın Prof. Dr. Vefik Arıca hocamıza özür dileyerek şu acizane öneride bulunuyoruz; şehrimizi, hem Tıp Fakültesi öğrencilerine hem de onları yetiştirecek hocalara uygun bir yaşam alanına çevirmek biraz da sizin çabalarınıza kalmış.

İşiniz zor, size kolay gelsin.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI