Bugun...
TIP FAKÜLTESİ NEREYE KURULMALI?


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Son günlerde şehrin tartışması budur. Mesele Tıp Fakültesinin nerede kurulması gerektiği konusu olunca doğrusu biz de buna kayıtsız kalmak istemiyoruz. Hatırlayan bilir 2007’de Siirt Üniversitesi’nin “Nerede Kurulsun” tartışmaları yapıldığı dönemde şu anki yeri olan Kezer Yerleşkesinde kurulması konusunda kamuoyu oluşturmuştuk.

Çünkü bir Çin atasözünün; “Bir yıl sonrasını düşünüyorsan pirinç ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan fidanı dik, yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir” sözünden yola çıkarak 50 sene sonrasını düşünerek bu kararı vermiştik. Doğru bir karar vermiştik; zira şehri üniversite ile boğmamak gerekir diye düşünmüştük.

Gelelim Tıp Fakültesi nereye kurulmalı kararına… Biz geçen haftaya kadar şehir dışında, yani Kezer havzasında yapılmasını düşünüyorduk ki fikrimiz değişti. Bizce şehir dışında kurulması yapılacak en büyük hata olur.

Nedenine gelince…

Üniversiteler, genel olarak ülkenin, özel olarak ise bulunduğu kentin sosyo-ekonomik gelişmesini sağlayan faktörlerin en önemlilerinden birisidir. Üniversite denilince, ilk önce, her üniversitenin öğrenci kapasitesinin kentte yaptığı harcamalar akla gelmektedir. Bunun yanında üniversitenin sosyo-ekonomik gelişmeye ve kentlileşmeye olan katkıları da önemlidir.

Çünkü ekonomik gelişme ile sosyal/kültürel gelişme birbirlerini karşılıklı olarak etkileyen dinamiklerdir. Yani sosyal/kültürel nedenler, ekonomik ve gelir artışlarının da bir koşulu olarak ortaya çıkabilmektedir.

Bu alanda yapılan çalışmalar da, üniversitelerin kuruldukları illere özellikle ekonomik ve sosyal/kültürel açıdan çok önemli katkılarının olduğunu göstermektedir. Bu yapı itibariyle üniversiteler, bir yandan yarattığı gelir akımı ile kentin gelişmesinin maddi koşulunu oluştururken, diğer yandan da gelişmenin bilimsel ve sosyal/kültürel koşullarını hazırlamaktadır.

Ancak üniversitelerin söz konusu katkılarının gerçekleşmesinde şehirle olan irtibatı önemlidir. Bu bağlamda, üniversitelerin bir kente olan katkısını arttırmak ve topluma öncülük edebilmesini sağlamak için, mümkün mertebe şehirle iç içe yerleşkeler gerekmektedir. Diğer bir deyişle, şehrin dışında olması bir üniversitenin bulunduğu şehre olan katkısını azaltmaktadır.

Biz hep şehir o tarafa doğru kaysın diyoruz, zaten üniversite Kezer havzasına kuruldu, Tıp Fakültesinin bileşenlerinin de orada kurulmasını bekleyemeyiz. Çin atasözünü anladık, bir Türk atasözü de şöyle der: “Ekmeksiz yemek olmaz.” Şehir insanından yoksun eğitim yuvaları halktan kopuk olursa memleket gelişmez.

Bu yüzden diyoruz ki, Tıp Fakültesi öğrencilerinin şehir gençleriyle kaynaşması çok verimli bir iletişim sağlayacaktır, gençlerimize okuma azmi aşılayacak, değişik kültürlerin kaynaşmasına vesile olacaktır. Yine esnafla daha sıkı bir iletişim kurulacak, bu da şehir insanına hem ekonomik hem de sosyal katkılar sunacaktır.

Bir üniversiteden azami fayda sağlamanın yolu budur. Aksi taktirde hiç görmeyeceğimiz, hiç hissetmeyeceğimiz gençlerin ülkenin muhtelif yerlerinden gelip şehrimizden diploma almalarının katkısı nedir?





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI