escort istanbul istanbul escort istanbul escort bayan

Bugun...
Reklam
Reklam
YENİ MARDİN ESKİ SİİRT-2


M.Niyazi DENİZ GÖZLEMCİNİN OBJEKTİFİNDEN
niyazideniz@yandex.com
 
 

Malum tarih ve medeniyet denince Mardin'de zaman duruyor. Daracık sokaklar arasında uzayıp giden kestirme yollar, sabatlar, abbaralar, taş binalar insanı tarihinin başlangıç noktasına götürüyor. Peki, 21 yüzyılda, yani asırlar sonra bile kültürel ve tarihi dokusunu koruyan Mardin bugüne nasıl geldi, biz halen bunun formülünü arayıp duruyoruz.

Çünkü birbirine benzeyen o kadar çok özelliklerimiz var ki Mardin'le; biz eskiyi ararken onlar yenilik peşinde koştular. Biz her şeyi yok ederken onlar şehirlerini koruyup geliştirdiler, üstüne de para kazandılar. Onlar şehirleri senaristlerin film setlerinin gündemine alırken, biz beyaz kent kitaplarıyla, masallarla yetiniyoruz.

Onlar ulaşımdan sanayiye, estetikten doğal değerlerin korunmasına kadar o kadar çok kendilerini geliştirdiler ki, biz ise sadece onları seyretmekle yetindik.

Onlar yerel güçlerini kullanarak siyaset ve bürokrasinin kapısını çala çala günümüz şartlarına uygun ulusal hatta uluslararası projeler geliştirerek iller arasında dağıtılan payelerden hakettiklerini aldılar, biz ise yıllardır umut bağladığımız karayolları projelerini bile bitiremedik. Sosyo-politik sorunlar içinde kıvranıp durduk.

Oysa biz de kadim Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının bağrından çıkmışız. Geçmişte bir çok bilim ve devlet adamı yetiştirmişiz.

Hatta öyle ki Siirt onlara yuva olmanın yanı sıra, bilime ve uygarlığa açılan çift kanatlı kapı olmuş, kanatların birinden ham bilgi girmişse, diğerinden saf bilim çıkmıştır. Aynı şekilde doğudan aldığı ışığı batıya, tarihten aldığı aydınlığı da aynı cömertlikle geleceğe aktarmıştır.

Onlar seçtikleri milletvekilleriyle şehirlerini metropol yaptılar, organize sanayi bölgelerini yatırımcıyla doldurdular, biz ise halen taşra düzeyindeyiz. '10 bin kişiye iş sağlayacağım' deyip umut veren, sonra unutturmaya çalışılan umut tüccarlarız.

Mardin, "Malatya-Elazığ-Diyarbakır 2017 hızlı tren hattı projesine" kendini dahil ederken biz ise hiç olmayacak kara tren masallarıyla avunuyoruz.

Biri çıkıp derse ki, yok kardeşim,  memlekette her şey güllük gülistanlık…

İyi de, o zaman deriz; bizim insanımız neden kötü yaşam şartlarına müptela olmuş? Neden karnının doyması için batı illerine gidip çalışmak zorunda bırakılıyor? Doğamız neden yağmalanış gibi tarumar? Tarihimiz neden ayaklar altında? Memleket neden bu halde?

Nedeni çok basit.

Bizim yöneticilerimiz insan derken çoluk çocuklarını, yakın akrabalarını kastediyorlar. Doğa derken bağ bahçelerini, memleket derken deniz kıyılarını hayal ediyorlar. Böyleyken hep bana zihniyetine kapılıyor, doğamızı, insanımızı, memleketimizi boş veriyorlar.

Günah keçisi aramak peşinde değiliz. Ama sorgulamak bizim hem hakkımız hem de görevimiz olduğu için soruyoruz: Bu dengesizlik neden? Ve bu dengesizliğin sorumlusu kim?

Bunları sorduğumuz için burun kıvıranlara da şunu söylüyoruz: Eğer bir gün şehrimizi Edirne ile Tekirdağ’la kıyaslarsak söylenin; ama Mardin'le kıyasladığımızda hakkaniyetli olun.

Çünkü kıyas eşiyle, benzeriyle, dengiyle olur. Tarihiyle, kültürüyle, mozaik yapısıyla Mardin bizim dengimizdir. Onunla yaşıtız.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI